Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Avrupa Krizi; Yine, Yeniden

Fransa, Yunanistan ve son olarak Almanya seçim sonuçları Avrupa'da taşları tekrar yerinden oynatacak gibi görünüyor.

Büyük hayallerle kurulan Sarkozy-Merkel ortaklığı Fransa seçimlerinden sonra bozulmuştu. Almanya seçimleri de Merkel'i zor günlerin beklediğini gösteriyor. Avrupa'da genel olarak kemer sıkma politikalarına bir tepki olduğunu söyleyebiliriz.
Dört büyük partinin son toplantısından koalisyon çıkmaması Yunanistan'ı tekrar seçime götürüyor. Tıkanan süreç ülkeyi iflasa ve Euro Bölgesi'nden ayrılmaya götürebilir. AB Merkez Bankası yetkilileri durumu hoş karşılamasa da bu ihtimal ciddi olarak konuşulmaya başlandı. Bu ayrılığın hem birlik hem de Yunanistan'a yarardan çok zarar vereceği açık ama hangi taraf daha çok etkilenir bilinmez.

AB açısından bakarsak; bu durum en çok İspanya, Portekiz, İrlanda hatta İtalya gibi ülkeleri etkiler. Bankalardan büyük çıkışlar yaşanabilir ama Merkez Bankası'nın daha önce yaptığı gibi piyasaya likidite enjekte ederek bu durumu çözebileceğini düşünüyorum. Zaten piyasalar uzun zamandır bu ihtimale göre hareket ediyor. Yunanistan'ın küçük bir ülke olduğunu da göz önünde bulundurursak AB bu durumdan az hasarla kurtulabilir. Öte yandan, bu durum Yunanistan'a yeniden kendi ayakları üzerinde durmak için bir şans verebilir gibi görünse de Drahma'nın devalüasyonu enflasyon ve yüksek faiz oranlarını tetikleyebilir. Türkiye gibi ithalata dayalı bir ekonomiye sahip bir ülkede düşük kur üreticileri zor durumda bırakır. Tabi, iflastan sonra kimsenin kredi vermeye yanaşmayacağını da unutmamak lazım.

Avrupa'daki asıl sorun üyelerin birlikte hareket etmemesi. En başa dönecek olursak para politikasını (monetary policy) kontrol eden Merkez Bankası gibi bir kurum varken, mali politikayı (fiscal policy) kontrol eden ülkeler arası bir kurumun olmaması krizin en önemli nedenlerinden biriydi. Krizden çıkmak için üyelerin birlikte hareket etmesi şart. Aksi takdirde bu yangın büyüyerek tüm ülkelere sıçrayabilir.

Kısa vadede bütçe politikaları yerine para politikalarıyla yatırım ve büyümeyi artırıp yangının daha fazla büyümesini önlemek lazım. Orta vadedeyse yapısal reformlarla piyasaları düzenleyip, borç ve banka sorunlarına Avrupa çapında bir çözüm gerekiyor. 

8 Mayıs 2012 Salı

Fransa, Yunanistan Seçimleri ve Avrupa Krizi

Pozitif Limanlardan Negatif Sulara

Merkel-Sarkozy ikilisi Avrupa'yı fırtınadan kurtarıp limana ulaştırmaya çalışırken, son seçim sonuçlarıyla Avrupa yeni bir belirsizliğe yelken açtı. 1988'den beri sandıktan galip çıkan ilk sosyalist aday olan François Hollande seçimlerden sonra ilk konuşmasında kemer sıkma politikasından (austerity) vazgeçme sinyalleri verirken, Yunanistan seçimlerinin galibi Antonis Samaras da önceliğinin AB'de kalmak ve daha da önemlisi önceki hükümetin imzaladığı kurtarma anlaşmasını (bail-out) yeniden düzenlemek olduğunu söyledi. Samaras'ın söylemlerine rağmen, Yunanistan'ın önümüzdeki senelerde AB'den çıkacağını düşünenler az değil.

Dağılan oyların etkisiyle Yunanistan'da henüz güçlü bir hükümetin kurulmamış olması politik belirsizliği artırırken, kurtarma anlaşmasını da tehlikeye sokuyor. Eğer çoğunluk sağlanamazsa seçimler tekrarlanabilir.
Kemer sıkmaktansa büyüme politikasını tercih edip, borçları azaltacağını söyleyen Fransız liderin bunu nasıl başaracağı da merak konusu. Zira önümüzdeki yıl gayrisafi yurtiçi hasılanın %3.9'una ulaşması beklenen Fransa bütçe açığı, %3 olan AB hedeflerinin üzerinde.
Öte yandan seçimlerin etkisiyle düşüşe geçen euro kutlamaların uzun sürmeyeceğini gösteriyor.

http://www.bloomberg.com/quote/EURUSD:CUR