17 Eylül 2012 Pazartesi

Türkiye Ekonomisinin Kısır Döngüsü; Cari Açık ve Bütçe Açığı


Maliye Bakanlığı'nın bugün açıkladığı bütçe raporuna göre 2011 Ocak-Ağustos döneminde 2 milyar 105 milyon lira fazla verirken, bu yılın aynı döneminde 8 milyar 520 milyon lira açık verdi. Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise vergi gelirleri tahsilatının %7.5 oranında artmasına rağmen, %9.7 artan TÜFE'nin altında kalması. Yani reel olarak vergi gelirleri azalmış.
Öte yandan Ocak-Mayıs 2012 itibariyle Türkiye'nin 5 aylık cari açığı 27 milyar dolar seviyesinde kalmıştı. Geçen yılın aynı döneminde gerçekleşen 37 milyar dolara oranla cari açıkta 10 milyar dolarlık azalma olmuş.
İki açık arasındaki ilişki bu rakamlardan açıkça görülüyor. Bütçenin fazla verdiği zamanlarda cari açık artıyor. Çünkü üretim, tüketim ve yatırım harcamalarımızı ithalat üzerinden yapıyoruz. Devlet de vergiyi birçok ülkede olduğu gibi gelir üzerinden değil de ağırlıklı olarak bu harcamalar üzerinden alınan dolaylı vergilerle topluyor. Dolayısıyla bu harcamaları arttırdığımızda devletin kasasına giren vergi miktarı artıyor ve bütçe fazla veriyor.
Ekonomi fazla ısındı yumuşak inişe geçelim dediğimiz zaman da cari açık düşerken bu sefer bütçe açığı artmaya başlıyor. Harcamalarımız azaldığı için bu harcamalardan devletin elde ettiği vergi de azalıyor.
Türkiye'nin önceki dönemlerde uyguladığı ekonomi politikalarından kaynaklanan bu kısır döngüden kurtulması gerekiyor. Bu konuda yapılması gereken iki şey var. Birincisi iç kaynaklara dayalı üretimi ve ihracatı artırmak. İkincisi de vergi politikasını düzeltmek.